Haber

Dünya Yoksullukla Mücadele Günü’nü Anka’ya Değerlendiren Kasımpaşalı Yurttaşlar: Eskiden Afrikalıların Durumunu Düşünürken Şimdi Kendi İnsanımızı…

Haber: Beril KALELİ/Kamera: Altuğ EKEN

(İSTANBUL)

Vatandaşlar şöyle konuştu:

“Valla hiç iyi değiliz. Hayat çok pahalı memnun değiliz hayatımızdan”

“Aç mısın, susuz musun soran yok”

“Mücadele vermiyorlar hiç, kendilerine ancak. Fakiri fukarayı düşünmüyorlar; kendi ceplerini düşünüyorlar. Oyu alana kadar; oyu aldıktan sonra kimse kimsenin suratına bakmıyor, aç mısın, susuz musun soran yok. Gelsinler bi pazarı dolaşsınlar bakalım

“Yeterli bulmuyorum. Görüşmeler, çalışmalar oluyor görüyoruz ama… İnsanları görüyoruz, fazla söze gerek yok.”

“Gerçekten edilmiyor maalesef, hiçbir mücadele yok. Ekonomi zaten çok bozuk, her şey 1000’de 1000 arttı fakat maaşlara gelince hiçbir şey artmıyor. Emeklilerin durumu belli. Türkiye’nin hali perişan, maalesef yönetilemiyor. 2 poşet aldık, 500 lira.Özellikle bu kısımda çürük mallar oluyor, seçiyoruz işte aralarından”

“Neyini anlatayım; televizyondan hep görüyoruz, bir şey söylesek alıyorlar içeriye. Çok söyleyeceğim şey var da, evde kendi kendime söylenip duruyorum işte… Süper emekli oldum, dünya kadar para ödedim, normal emeklilere indi param.200 bin lira para ödedim, şimdi 2 trilyon o para”

“Maşallah dolu tezgahlar”

“Yoksulluk esas Gazze de var, burada yok ki yoksulluk. Maşallah dolu tezgahlar. Yesinler, içsinler, şükretsinler. Ben de emekliyim aynı zamanda, rahatça alışverişimi yaptım, her şeyimi aldım. Kirada değilim, benim başka gelirlerim de var şimdi, belki yapamayan da vardır birşey demiyorum da, şükretmek lazım herşey bol”

“Türkiye yoksul; zengin çok zengin, fakir çok fakir. Olan alıyor. Fakiri, garibanları düşünen yok. Ben burda oturuyorum, bu halk orta halli. Akşam olunca, bu tezgahlar kalkınca altına toplanan milleti bir görsen yüreklerin acır. O çürükleri, çarıkları toplayıp çocuğuna yemek yapmaya çalışacaklar. Hele anneler ne yapsın, çalışmıyorsa, sigortası yoksa, sağlık güvencesi yoksa, kimseye de halini diyemiyor. Yoksul olan isteyemez”

“Türkiye’de ne yürütülüyor ki… Hiç inanmıyorum”

“Ekonomi kötü zaten onu biliyoruz; ama düzelecek ona da inanıyoruz. Memurun, işçinin, emeklinin geçim şartları zorlaştı ama devlete de birşey diyemiyoruz, o da savunma sanayine, dışarıya falan harcıyor”

“Asgari ücrete zam gelmiyor. Asgari ücret zaten yetmiyor. Ne kiraya yetiyor, ne alışverişe. Karın tokluğuna çalışıyoruz. Bankalara, kredilere çalışıyoruz.”

“Gittikçe de yoksullaşıyoruz”

“Yoksullukla mücadale hep lafta kalıyor. Bunun devlet yetkilileri tarafından yapılması gerekiyor, ama öyle birşey yok. Gittikçe de yoksullaşıyoruz”

“Mehmet Şimşek’i daha önce getirdiler, yolladılar. Sonra aynı kişiyi yine getirdiler, başarısız oldu… Afrikalıları düşünürken, şimdi artık kendi ülkemizdeki insanları düşünüyoruz. Allah yardımcımız olsun”

“Nasıl değerendirelim? Hiçbir şey alamıyoruz, yapamıyoruz; güç yok, alacak güç yok. Allah bugünümüzü aratmasın ama gitgide daha beterleşiyoruz, iyiye gitmiyoruz. Artık bunu onlar duysun, olacak iş değil bu. Evvelden diyordu ya Tayyip Erdoğan; artık simit alamıyoruz, pazarda satılan simidi alamıyoruz. Bir de diyorlar enflasyon çok düştü. Verdiği paralarla onlar geçinsin. Böyle olmaz ki, hayatımızı söndürdü. İktidar, bunları duyuyor ama kulağını tıkıyor. Milletin sesini, halkın sesini duymuyor”

Kaynak: ANKA / Güncel

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu